Yeme Bozukluklarının Farklı Türleri ve Birbirinden Ayrılan Yönleri

Anoreksiya nervoza, bulimia nervoza, tıkınırcasına yeme bozukluğu ve diğer yeme sorunları birbirinden nasıl ayrılır? Yeme bozukluklarının nedenlerini, sürdüren psikolojik süreçleri ve Bilişsel ve Davranışçı Terapiler (BDT) yaklaşımıyla nasıl çalışıldığını ele alıyoruz.
Yeme Bozukluklarının Farklı Türleri ve Birbirinden Ayrılan Yönleri
Paylaş:

Yeme bozuklukları denildiğinde akla ilk olarak çok az yemek ya da kilo vermek gelebilir. Oysa yeme bozuklukları yalnızca az yemek, çok yemek veya kilo değişimi üzerinden açıklanabilecek tek bir tablo değildir. Yeme bozuklukları, kişinin beslenme davranışında ortaya çıkan; fiziksel ve psikolojik sağlığını ya da günlük yaşamını belirgin biçimde etkileyen psikolojik sorunlardır.

Bazı türlerde kilo alma kaygısı ve bedenle ilgili olumsuz değerlendirmeler öne çıkarken, bazılarında yiyeceklerin dokusu ya da yemeğe ilgisizlik görülür. Bu nedenle sadece kişinin dış görünüşü, yaşadığı güçlüğü yansıtmaz. Yeme bozukluklarını anlamak için beslenme alışkanlıklarına, yemenin hangi duygularla ilişkili olduğuna, nasıl sürdüğüne ve yaşamı nasıl etkilediğine yönelik çok yönlü bir değerlendirme yapmak gerekir. Doğru değerlendirme, etkili psikolojik desteğin temelini oluşturur.

Yeme davranışı ne zaman sorun haline gelir?

Zaman zaman iştahın artması ya da azalması, yoğun bir günün ardından fazla yemek veya bazı yiyecekleri sevmemek tek başına yeme bozukluğu olduğunu göstermez. Önemli olan, kişinin yemeyle ilişkisi, tekrarlı davranış örüntüleri ve bunların sağlığı ya da yaşamı üzerindeki etkisidir.

Örneğin yemek yemek giderek kaygı veriyorsa, günün büyük bölümü yiyecekleri ve beden görünümünü düşünerek geçiyorsa veya katı beslenme kuralları söz konusuysa klinik değerlendirme gerekebilir. Kişi yeme davranışlarını değiştirmek istediği halde değişim için adım atmaya yönelik kaygıları olabilir. Bu anlaşılır bir durum olmakla birlikte, psikolojik destek aramayı geciktirebilir. Terapi sürecinde, yemeyle ilgili örüntüler ve sürece yönelik kaygılar açıklıkla ele alınır.

Yeme sorunlarının değerlendirilmesinde yalnızca yeme ve telafi davranışları değil, bunlarla ilişkili düşünceler, duygular ve davranışların kişinin fiziksel ve psikolojik sağlığı ile günlük yaşamı üzerindeki etkileri de dikkate alınır.

Yeme bozukluklarının farklı türleri nelerdir?

  • “Bazen kontrolümü kaybedip aşırı yiyorum, sonra bunu telafi etmeye çalışıyorum.”
  • “Kilo almaktan o kadar korkuyorum ki yediğim her şeyi hesaplıyorum.”
  • “Bazen yemeyi durdurmakta zorlanıyorum.”

Bu cümlelerin hepsi yeme sorunu gibi görünür. Ancak her birinin sorun döngüsü farklı şekilde sürüyor olabilir. Bu nedenle yeme davranışıyla ilişkili örüntüleri ve bu davranışın kişi için işlevini anlamak gerekir.

Anoreksiya nervoza

Anoreksiya nervozada kişinin enerji alımını kısıtlaması, yaşı, gelişimi ve sağlık durumu açısından belirgin derecede düşük vücut ağırlığıyla sonuçlanır. Kilo almaya yönelik yoğun korku veya kilo artışını engelleyen davranışlar görülebilir. Kişinin bedenini değerlendirme biçimi değişebilir; kilo ve beden şekli, kendine verdiği değerde çok büyük bir yer tutabilir. Mevcut durumun ciddiyetini fark etmesi ya da kabul etmesi zorlaşabilir.

Kişi bazı yiyecekleri yasaklı olarak değerlendirebilir ve yemeyi kısıtlayabilir. Yemekle ilgili kurallar giderek katılaşır, esneklik azalır ve fiziksel ihtiyaçlar geri planda kalır. Anoreksiya yalnızca az yemekle ilerlemez. Bazı kişilerde tıkınırcasına yeme veya aşırı egzersiz, çıkarma gibi telafi davranışları da görülebilir. Uzun süren yetersiz beslenme ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğinden dolayı hekim takibi sürecin önemli bir parçasıdır.

Bulimia nervoza

Bulimia nervozada tekrarlayan tıkınırcasına yeme ataklarının ardından kilo almakla ilgili kaygıyı ve suçluluk, utanç gibi duyguları azaltmak amacıyla yapılan telafi davranışları öne çıkar. Atak sırasında kişi, benzer koşullarda çoğu insanın yiyeceğinden belirgin biçimde fazla miktarda yiyeceği kısa bir süre içinde tüketir; aynı zamanda yemeyi durdurmakla ilgili kontrol kaybı algılar.

Telafi davranışları arasında kendini kusturma, bazı ilaçları kötüye kullanma, uzun süre aç kalma veya aşırı egzersiz yer alabilir. Kişi, kendisine verdiği değeri büyük ölçüde beden görünümü ve kilosu üzerinden belirleyebilir.

Bulimia nervoza sorunu yaşayan kişiler, dışarıdan bakıldığında belirgin bir kilo değişimi yaşamayabilir. Bu durum, sorunun fark edilmesini zorlaştırabilir. Değerlendirmede yalnızca ataklar değil, bunların hangi ortamlarda ortaya çıktığı, ardından gelen davranışlar, bedenle ilgili düşünceler ve değer algısı da ele alınır.

Tıkınırcasına yeme bozukluğu

Tıkınırcasına yeme bozukluğunda tekrarlayan, belirgin miktarda yemenin ve kontrol kaybının birlikte görüldüğü ataklar söz konusudur. Kişi çok hızlı yiyebilir, aç olmadığı halde yemeyi sürdürebilir veya rahatsız olacak kadar tok olmasına rağmen yemeyi durdurmakta zorlanabilir. Yeme ataklarından sonra yoğun suçluluk ya da utanç yaşayabilir.

Bulimia nervozadan ayrılan temel özelliklerinden biri, tıkınırcasına yeme ataklarına düzenli olarak uygunsuz telafi edici davranışların eşlik etmemesidir. Her aşırı yeme deneyimi ya da fazla kilolu olmak, kişinin tıkınırcasına yeme bozukluğu yaşadığı anlamına gelmez. Tekrarlama, kontrol kaybı ve yaşanan belirgin sıkıntı birlikte değerlendirilir.

Kaçıngan/kısıtlayıcı yiyecek alımı bozukluğu: ARFID

ARFID’de kişi, beslenme ihtiyaçlarını karşılamasını zorlaştıracak ölçüde yiyeceklerden kaçınır veya besin alımını kısıtlar. Ancak bu davranış, kilo almakla ilgili kaygı ya da beden görünümüne atfettiği değerden kaynaklanmaz. Yiyeceklerin kokusu ve dokusuna duyulan hassasiyet, yemeye karşı düşük ilgi veya boğulma, kusma gibi sonuçlardan kaygı duyulması kaynaklı gelişebilir.

Bu durumu sıradan yemek seçiciliğinden ayıran nokta, sonuçlarıdır. Besin eksiklikleri, kilo kaybı, çocuklarda büyümenin etkilenmesi veya yemekli sosyal ortamlarda belirgin güçlükler ortaya çıkabilir. Örneğin kişi birlikte yemek yenilecek bir buluşmaya katılamayabilir. Bu durum psikososyal işlevselliği etkiler. Değerlendirme sırasında tıbbi nedenler, gelişimsel özellikler ve besine erişim koşulları da dikkate alınır.

Pika

Pika, besin olmayan ve besleyici değeri bulunmayan maddelerin tekrarlayan biçimde yenmesidir. Kâğıt, toprak veya tebeşir gibi maddeler buna örnek olabilir. Davranışın gelişim düzeyine uygun olmaması ve kültürel bir uygulamayla açıklanmaması gerekir. Klinik değerlendirmede besin eksiklikleri ve davranışa eşlik eden durumlar araştırılır. Zehirlenme veya sindirim sistemi sorunları gibi riskler nedeniyle tıbbi değerlendirme önemlidir.

Ruminasyon bozukluğu

Ruminasyon bozukluğunda, yutulan yiyecekler tekrarlayan biçimde ağza geri gelir; yeniden çiğnenebilir, yutulabilir veya dışarı çıkarılabilir. Bu durum tipik kusmadaki bulantı ya da öğürmeyle aynı biçimde yaşanmayabilir. Ruminasyon bozukluğunda yiyeceklerin tekrarlayan biçimde ağza geri gelmesi, tipik olarak kilo verme veya beden ağırlığını kontrol etme amacı taşımaz. Öncelikle sindirim sistemi hastalıkları ve diğer tıbbi açıklamaların değerlendirilmesi önem taşır.

Diğer tanımlanmış beslenme ve yeme bozuklukları

Bazı kişilerin yaşadığı belirtiler, klinik açıdan belirgin bir psikolojik sıkıntıya ve işlev kaybına yol açsa da belirli bir yeme bozukluğu için tanımlanan tüm belirtiler görülmeyebilir. Bu durumlar “diğer tanımlanmış beslenme ve yeme bozuklukları” kapsamında değerlendirilebilir.

Atipik anoreksiya nervozada, kilo kaybının ve anoreksiya nervozanın diğer özelliklerinin görülmesine rağmen kişinin beden ağırlığı normal aralıkta veya bu aralığın üzerinde olabilir. Araştırmalar, atipik anoreksiya nervozada ciddi psikolojik güçlüklerin ve tıbbi sorunların ortaya çıkabildiğini göstermektedir. Bu nedenle değerlendirme sürecinde kişinin başlangıçtaki beden ağırlığı, kilo kaybının miktarı ve hızı ile mevcut belirtileri birlikte ele alınmalıdır. Diğer tanımlanmış beslenme ve yeme bozuklarında da kapsamlı klinik değerlendirme, psikolojik destek ve gerektiğinde tıbbi takip büyük önem taşır.

Yeme bozukluklarını birbirinden ayıran özellikleri nelerdir?

Benzer görünen davranışların ardındaki neden farklı olabilir. Az yemek, anoreksiyada kilo alma korkusuyla; ARFID’de ise yiyeceğin dokusundan kaçınma veya yutma korkusuyla ilişkili olabilir. Tıkınırcasına yeme ise hem bulimiada hem tıkınırcasına yeme bozukluğunda görülür.

Tür

Öne çıkan örüntü

Ayırıcı değerlendirme noktası

Anoreksiya nervoza

Kısıtlama ve belirgin düşük kilo

Beden algısında değişim, düşük beden kitle endeksi; yeme atağı ve telafi davranışları da bulunabilir.

Bulimia nervoza

Tıkınırcasına yeme ve telafi edici davranışlar

Atak sonrasındaki telafi davranışları görülür.

Tıkınırcasına yeme bozukluğu

Tekrarlayıcı yeme atakları ve kontrol kaybı

Düzenli telafi edici davranışlar eşlik etmez.

ARFID

Beslenme ihtiyaçlarını etkileyen kaçınma/kısıtlama

Kısıtlamanın temel nedeni kilo ve beden görünümüne yönelik kaygılar değildir.

Bu tablo genel özellikleri açısından bir sınıflandırma içerir. Aynı kişinin yeme sorunuyla ilişkili belirtileri zaman içinde değişebilir. Klinik değerlendirmede davranışın amacı, gelişimi ve sonuçları birlikte anlaşılmaya çalışılır.

Hangi belirtiler dikkat çekebilir?

Belirtiler herkeste aynı şekilde görünmeyebilir ve tek bir belirtinin varlığı yeme sorunu olduğu anlamına gelmeyebilir. Ayrıca aşağıdaki belirtiler yeme bozukluğunun türüne göre farklılık gösterebilir.

Duygusal belirtiler: Yemekten önce yoğun kaygı, yedikten sonra suçluluk, utanç, kaygı, huzursuzluk veya sosyal ortamlardan uzaklaşma isteği.

Bilişsel belirtiler: Yiyeceklerle ve bedenle sürekli meşgul olma, dikkat dağınıklığı, katı beslenme kuralları, bir öğündeki değişikliği büyük bir başarısızlık gibi algılama. Kendiyle ilgili değer algısını, beden görünümüyle değerlendirme.

Davranışsal belirtiler: Öğün yemekten kaçınma, kontrol kaybı yaşanan yeme atakları, telafi davranışları veya yiyecek çeşitliliğinin belirgin biçimde daralması. Bunun yanı sıra aşırı ayna kullanımı, bedeni elle ölçme gibi beden denetleme davranışları veya tartılmaktan kaçınma, fotoğraf çekilmeme gibi bedenden kaçınma davranışları.

Fiziksel belirtiler: Baş dönmesi, halsizlik, mide ve bağırsak problemleri, düzensiz kilo değişimleri ve bazı kişilerde adet düzeninde değişiklik. 

Bu belirtiler, kişinin sosyal yaşamındaki ve mesleki ya da akademik hayatındaki işlevselliğinin olumsuz etkilenmesine neden olabilir.

Yeme bozuklukları nasıl gelişir?

Yeme bozukluklarının gelişiminde tek bir nedenden söz etmek mümkün değildir. Genetik yatkınlık, mizaç özellikleri, psikolojik süreçler ve çevresel etkenler birbiriyle etkileşim içinde rol oynayabilir. Özellikle mükemmeliyetçilik, düşük benlik değeri, duyguları düzenlemekte yaşanan güçlükler ve beden görünümüne ilişkin olumsuz değerlendirmeler, bazı yeme bozukluklarının gelişimine zemin oluşturabilir. Aile ve sosyal çevreden gelen mesajlar, beden görünümüne yönelik toplumsal beklentiler ve öğrenme deneyimleri de kişinin yemekle ve bedeniyle kurduğu ilişkiyi etkileyebilir

Ancak bu etkenlerin varlığı, kişinin mutlaka bir yeme bozukluğu geliştireceği anlamına gelmez. Yeme bozukluklarının ortaya çıkmasında rol oynayan etkenler ve bunların birbirleriyle ilişkisi kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

Yeme bozukluğu nasıl sürer?

Yeme bozukluklarının sürmesinde, kişinin düşünceleri, duyguları ve davranışları araşındaki etkileşim önemli bir rol oynayabilir. Anoraksiya nervoza, bulimia nervoza ve bazı diğer yeme bozukluklarında kişi, kendisine verdiği değeri büyük ölçüde beden ağırlığı, görünümü ve bunlar üzerindeki kontorlü üzerinden belirler. Bu değerlendirme biçimi, yeme davranışlarına ilişkin katı kuralların gelişmesine ve sürmesine neden olabilir. 

Öğrenme süreçleri de sorun davranışların sürmesinde önemli rol oynar. Örneğin, yediklerini kısıtlamak kilo alma kaygısını, tıkınırcasına yeme sonrasında yapılan telafi davranışları ise yaşanan suçluluk veya kaygıyı kısa süreliğine azaltabilir. Ancak uzun vadede fiziksel ve psikolojik açlık etkileri tıkınma riskini artırabilir, yaşam alanı daralabilir, yoğun duyguların ve sorun davranışların sürdüğü bir kısır döngü görülebilir.

Bu süreçlere mükemmeliyetçilik, düşük benlik algısı, duyguları düzenlemekte yaşanan güçlükler ve kişilerarası sorunlar da eşlik edebilir. Bununla birlikte, yeme bozukluklarının sürmesinde rol oynayan etkenler kişiden kişiye farklılık gösterebilir.

Psikoterapi sürecinde bu davranışların hangi durumlarda ortaya çıktığı, kısa vadede ne sağladığı ve uzun vadede nasıl sonuçlar doğurduğu birlikte değerlendirilir. Böylece sorunu sürdüren döngülerin anlaşılması ve daha işlevsel baş etme yollarının geliştirilmesi hedeflenir.

Ne zaman psikolojik destek alınmalı?

  •     Yemek, kilo ve beden görünümüyle ilgili düşünceler günün önemli bir bölümünü kaplıyorsa,
  •     Katı yeme kuralları nedeniyle beslenme giderek kısıtlanıyorsa,
  •     Yeme atakları veya telafi davranışları görülüyorsa,
  •         Fiziksel sağlık, psikolojik iyi oluş ve günlük işlevsellik olumsuz etkileniyorsa profesyonel destek alınması önemlidir.

Destek almak için belirtilerin ağırlaşmasını veya kişinin belirli bir beden ağırlığına ulaşmasını beklemek gerekmez. Yeme bozuklukları, beden ağırlığından bağımsız olarak ciddi fiziksel ve psikolojik sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle, yeme bozukluklarının değerlendirilmesi ve tedavisinde hekim, psikoterapist ve diyetisyenin iş birliği içinde çalışması önem taşır.

Terapi sürecinde nasıl bir yol izlenir?

Bilişsel Davranışçı Terapi, özellikle bulimia nervoza ve tıkınırcasına yeme bozukluğu başta olmak üzere yeme sorunlarının tedavisinde en güçlü bilimsel desteğe sahip yaklaşımlar arasında yer alır. Terapi sürecinde öncelikle, kişinin beslenme düzeni, yeme davranışları, kilo ve beden görünümüyle ilgili duyguları ve düşünceleri değerlendirilir. Sorunun gelişim öyküsü, hangi durumlarda ortaya çıktığı ve nasıl sürdüğü ele alınır. Fiziksel sağlık durumu ve gerekli tıbbi takibin sağlanması sürecin önemli bir parçasıdır.

Terapi planı, kişinin yaşadığı güçlükler, yeme bozukluğunun özellikleri, fiziksel sağlık durumu ve yaşam koşulları doğrultusunda oluşturulur. Yeme bozukluklarına uyarlanmış BDT kapsamında, düzenli beslenmenin desteklenmesi, katı yeme kurallarının esnetilmesi, kısıtlama ve telafi davranışlarının ele alınması üzerinde çalışılabilir. Beden ağırlığı ve görünümüne aşırı önem verme, sürekli beden kontrolü ve kaçınma davranışları da terapide ele alınabilecek alanlar arasındadır. Kişinin kendisine verdiği değeri yalnızca bedeni ve kilosu üzerinden belirlemek yerine çeşitli değer alanları geliştirmesi desteklenir. Terapi sürecinde, gerekli görüldüğünde kişinin yakınları da sürece dahil edilebilir.

Terapi sürecinde yeme davranışının düzenlenmesi psikolojik ve fiziksel iyilik halinin desteklenmesi ve günlük işlevselliğin artırılması hedeflenir. Elde edilen kazanımların sürdürülmesi ve olası zorlanmalarla başa çıkılması üzerinde de çalışılır. Yaşanan psikolojik güçlükler, terapi sürecinin ilerleyişi ve beklentiler kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bu nedenle terapi hedefleri iş birliği içinde belirlenir ve süreç boyunca formülasyon doğrultusunda terapi planı yeniden değerlendirilir.

 

Sık sorulan sorular

Kilosu normal görünen bir kişide yeme bozukluğu olabilir mi?

Evet. Bulimia nervoza, tıkınırcasına yeme bozukluğu ve diğer yeme sorunları farklı vücut ağırlıklarında görülebilir. Bu nedenle değerlendirmede yalnızca vücut ağırlığına ve dış görünüşe değil; yeme davranışlarına, fiziksel belirtilere ve günlük yaşam üzerindeki etkilere de odaklanılır.

Fazla yemek, tıkınırcasına yeme bozukluğu anlamına gelir mi?

Tek bir öğünde fazla yemek tıkınırcasına yeme bozukluğu olduğu anlamına gelmez. Tıkınırcasına yeme ataklarında belirli bir süre içinde olağandan fazla miktarda yemek yemeye kontrol kaybı hissi eşlik eder. Atakların tekrarlaması, sıklığı ve kişide yol açtığı sıkıntı değerlendirmede önemlidir.

Bir yeme bozukluğundan diğerine geçiş olabilir mi?
Evet. Yeme bozukluklarında belirtiler zaman içinde değişebilir ve kişi farklı dönemlerde farklı tanı ölçütlerini karşılayabilir. Örneğin, yoğun yeme kısıtlamasının ardından tıkınırcasına yeme atakları ortaya çıkabilir. Bu nedenle terapi boyunca belirtilerdeki değişimler değerlendirilir. Geliştirilmiş Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT-E), farklı yeme bozukluklarında görülebilen ortak sürdürücü mekanizmaları ele alan bir yaklaşımdır.

ARFID ile yemek seçiciliği arasındaki fark nedir?

Bazı yiyecekleri sevmemek veya belirli besinleri tercih etmemek oldukça yaygındır. ARFID'de ise kaçınma veya besin alımını kısıtlama, kişinin beslenme ihtiyaçlarını karşılamasını ya da günlük yaşamını belirgin biçimde etkiler. Besin eksiklikleri, büyüme ve gelişme sorunları veya yemek içeren sosyal ortamlara katılmakta güçlük görülebilir. Değerlendirme kişinin yaşına, gelişim özelliklerine ve tıbbi durumuna göre yapılır.

Terapi süreci ne kadar sürer?

Terapi süresi; yeme bozukluğunun türüne, fiziksel sağlık durumuna, eşlik eden psikolojik güçlüklerin varlığına ve bireysel ihtiyaçlara göre değişir. İlk görüşmelerde yaşanan güçlükler, bunları sürdüren etkenler ve terapiye ilişkin beklentiler değerlendirilir. Bu doğrultuda bireye özgü formülasyon ve terapi planı oluşturulur. Süreç boyunca yeme davranışlarının yanı sıra düşünceler, duygular ve günlük işlevsellik de ele alınır. İlerleme düzenli olarak birlikte değerlendirilir. 

 

Önemli Bilgilendirme: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı koyma amacı taşımaz, klinik değerlendirme ve psikoterapinin yerini almaz. Kendinizde ya da yakınınızda yeme bozukluğuna işaret eden belirtiler fark ediyorsanız bir ruh sağlığı uzmanına ve hekime başvurabilirsiniz.

 

Kaynakça

  1. American Psychiatric Association. (2022). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5th ed., text rev.). American Psychiatric Publishing.
  2. Fairburn, C. G. (2008). Cognitive behavior therapy and eating disorders. Guilford Press.
  3. Fairburn, C. G., Cooper, Z., & Shafran, R. (2003). Cognitive behaviour therapy for eating disorders: A “transdiagnostic” theory and treatment. Behaviour Research and Therapy, 41(5), 509–528. https://doi.org/10.1016/S0005-7967(02)00088-8
  4. Galmiche, M., Déchelotte, P., Lambert, G., & Tavolacci, M. P. (2019). Prevalence of eating disorders over the 2000–2018 period: A systematic literature review. The American Journal of Clinical Nutrition, 109(5), 1402–1413. https://doi.org/10.1093/ajcn/nqy342
  5. Murphy, R., Straebler, S., Cooper, Z., & Fairburn, C. G. (2010). Cognitive behavioral therapy for eating disorders. Psychiatric Clinics of North America, 33(3), 611–627.
  6. National Institute for Health and Care Excellence. (2017). Eating disorders: Recognition and treatment (NICE guideline NG69; son güncelleme 2020). https://www.nice.org.uk/guidance/ng69
  7. National Institute of Mental Health. (2024). Eating disorders: What you need to know. https://www.nimh.nih.gov/health/publications/eating-disorders
  8. Thomas, J. J., Becker, K. R., Breithaupt, L., Murray, H. B., Jo, J. H., Kuhnle, M. C., Dreier, M. J., Harshman, S., Kahn, D. L., Hauser, K., Slattery, M., Misra, M., Lawson, E. A., & Eddy, K. T. (2021). Cognitive-behavioral therapy for adults with avoidant/restrictive food intake disorder. Journal of Behavioral and Cognitive Therapy, 31(1), 47–55. https://doi.org/10.1016/j.jbct.2020.10.004
  9. Thomas, J. J., Becker, K. R., Kuhnle, M. C., Jo, J. H., Harshman, S. G., Wons, O. B., Keshishian, A. C., Hauser, K., Breithaupt, L., Liebman, R. E., Misra, M., Wilhelm, S., Lawson, E. A., & Eddy, K. T. (2020). Cognitive-behavioral therapy for avoidant/restrictive food intake disorder: Feasibility, acceptability, and proof-of-concept for children and adolescents. International Journal of Eating Disorders, 53(10), 1636–1646.
  10. Treasure, J., Duarte, T. A., & Schmidt, U. (2020). Eating disorders. The Lancet, 395(10227), 899–911. https://doi.org/10.1016/S0140-6736(20)30059-3
  11. Walsh, B. T., Hagan, K. E., & Lockwood, C. (2023). A systematic review comparing atypical anorexia nervosa and anorexia nervosa. International Journal of Eating Disorders, 56(4), 798–820. https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/36508318/

Diğer İçeriklerimiz

Bilişsel Davranışçı Terapi, travma tedavisi ve psikolojik sağlık üzerine güncel makaleler, araştırma özetleri ve klinik uygulamalardan ipuçları.

Tüm Makaleleri Göster
Yeme Bozukluklarının Farklı Türleri ve Birbirinden Ayrılan Yönleri

Yeme Bozukluklarının Farklı Türleri ve Birbirinden Ayrılan Yönleri

Anoreksiya nervoza, bulimia nervoza, tıkınırcasına yeme bozukluğu ve diğer yeme sorunları birbirinden nasıl ayrılır? Yeme bozukluklarının nedenlerini, sürdüren psikolojik süreçleri ve Bilişsel ve Davranışçı Terapiler (BDT) yaklaşımıyla nasıl çalışıldığını ele alıyoruz.
Güven Sorunlarının Artmış Kıskançlık Üzerine Etkisi

Güven Sorunlarının Artmış Kıskançlık Üzerine Etkisi

Şüpheyle hareket etmek güveni nasıl zedeler? Partneri kontrol etmenin ve sürekli açıklama istemenin ilişkiye etkilerini, güveni yeniden kurmanın yollarını öğrenin.
Kararsızlık Halinden Çıkmak İçin İşe Yarayan Stratejiler

Kararsızlık Halinden Çıkmak İçin İşe Yarayan Stratejiler

Karar vermek için daha fazla düşünmek her zaman yardımcı olmayabilir. Kararsızlığı sürdüren davranışları fark etmek ve belirsizlikle birlikte adım atmayı öğrenmek, seçim yapmayı kolaylaştırabilir.