Kararsızlık Halinden Çıkmak İçin İşe Yarayan Stratejiler

Kararsızlıktan Çıkmak İçin İşe Yarayan Yöntemler
Bir karar için birkaç kişiye danıştığınız halde hala başka birinin fikrini almak istiyor musunuz? Seçenekleri karşılaştırıyor, yorumları okuyor, karar vermeye yaklaştığınızda yeniden başa mı dönüyorsunuz?
Bazen mesele karar vermeden önce yeterince düşünmemek değildir. Düşünmek, araştırmak ve danışmak, karar vermenin önüne geçtiğinde bir sorun olmaya başlar.
Kişi karar vermeden önce tekrar tekrar araştırdığında yeni bilgi edinmekten çok, yanlış seçim yapmayacağından emin olmaya çalışır. Ancak beklediği kesinlik bir türlü oluşmaz.
Kararsızlık nasıl aşılır? İlk adım, karar için gerçekten eksik olan bilgiyi belirlemektir. Ardından tekrar araştırmanın, onay istemenin veya ertelemenin ne işe yaradığını fark etmek; kararın önemine uygun bir değerlendirme yapıp bir miktar belirsizlikle birlikte harekete geçmektir.
Önemli soru şudur: Karar vermekte zorlandığınızda ne yapıyorsunuz ve yaptıklarınızın kısa ve uzun vadeli sonuçları neler oluyor?
Kararsızlığın Her Zaman Aynı Nedeni Yoktur
Bir iş teklifini değerlendirmekle o akşam ne yiyeceğinizi seçmek elbette aynı süreç değildir. Önemli kararlar zaman, bilgi ve gerektiğinde bir uzman görüşü gerektirebilir.
Bazen de seçenekler gerçekten birbirine yakındır veya kişinin ihtiyaçları birbiriyle çatışır.
Bu nedenle her bekleme ve karar vermeme davranışını kararsızlık olarak görmek doğru olmaz. Kararsızlığı anlamak için kişinin hangi koşullarda karar vermekte zorlandığına bakmak gerekir.
Bilgi Eksikliği mi, Kesinlik Arayışı mı?
Bir eğitim programının ücretini, içeriğini ve saatlerini bilmiyorsanız araştırmanız karar vermenize yardımcı olabilir. Bu bilgiler elinizde olduğu halde aynı yorumları tekrar tekrar okuyorsanız başka bir süreç devrede olabilir.
Benzer şekilde, yeni bir işe başlamadan önce o işte çalışanlardan bilgi almak ve alternatifleri değerlendirmek fayda sağlayabilir.
Kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:
“Aradığım bilgi tam olarak ne ve bu bilgiyi öğrenmek seçimimi nasıl değiştirecek?”
“Doğru seçim olduğunu hissetmek istiyorum” gibi belirsiz bir beklenti, araştırmayı artırabilir. Böylece araştırma, yeni bilgi edinmekten çok kesinlik hissetmenin veya rahatlamanın bir yolu haline gelebilir.
Karar Vermek İçin Kendinize Koyduğunuz Kurallar
Seçim yapmayı zorlaştıran bazı kurallarınız olabilir:
- “Yanlış seçim yapmamalıyım.”
- “Kimseyi hayal kırıklığına uğratmamalıyım.”
- “Karar verirken içimde hiç şüphe olmamalı.”
Örneğin, “İçimde şüphe varsa seçimim yanlıştır” düşüncesi, her tereddütte yeniden araştırmaya dönmenize yol açabilir.
Oysa bir seçeneği tercih etmek, diğer seçeneğin hiçbir avantajı olmadığını göstermez. Birçok karar, bazı kazanımları seçerken başka kazanımlardan vazgeçmeyi içerir.
Kararsızlık Döngüsü Nasıl Öğrenilir?
Kişi karar vermesi gereken bir durumla karşılaştığında gerginlik yaşayabilir. Bu gerginliği azaltmak için kararını erteler, tekrar kontrol eder veya başkasından onay ister.
Bunların ardından kısa süreli rahatlama yaşarsa aynı davranışları yeniden yapma olasılığı artabilir.
Kararsızlığa uyarlanmış bir klinik örnek şöyle olabilir:
- Bir seçim yapmanız gerekir.
- Yanlış karar verebileceğinizi düşünürsünüz.
- Tekrar danışır veya kararı ertelersiniz.
- Geçici bir rahatlama yaşarsınız.
- Bir sonraki seçimde aynı davranışa dönersiniz.
Bu döngü, sormanın veya ertelemenin hemen ardından rahatladığınız, buna rağmen kararınızı netleştiremediğiniz durumları anlamaya yardımcı olabilir.
Kararsızlık Halinden Çıkmak İçin Uygulanabilecek Stratejiler
Aşağıdaki öneriler, günlük kararları alırken yararlanılabilecek stratejileri içerir. Her birinin her tür kararsızlık için aynı ölçüde etkili olduğu varsayılmamalıdır.
1. Kararınızı Tek Bir Somut Cümleye İndirin
“Hayatımı nasıl düzenleyeceğim?” sorusu üzerinde düşünmek zor olabilir. “Önümüzdeki ay hangi iki akşamı dinlenmeye ayıracağım?” sorusu ise daha somut bir seçim tanımlar.
Kararınızı yazarken şu üç noktayı netleştirin:
- Şimdi hangi konuda seçim yapmam gerekiyor?
- Gerçekçi seçeneklerim neler?
- Bu karar ne zamana kadar verilmeli?
Karar verme sürecinde bir sonraki adımı seçmek yeterli olabilir. Bütün geleceği çözmeye çalışmak, düşünme sürecini genişletebilir.
2. Kararsız Kaldığınızda Yaptıklarınızı Kaydedin
Birkaç gün boyunca karar vermekte zorlandığınız anlarda kısa notlar alın. Hangi durumun ardından zorlandığınızı, ne yaptığınızı ve sonrasında ne olduğunu yazın.
Örneğin: “Bir kurs seçmem gerekiyordu. Yanlış seçim yapmaktan çekindim. Daha önce okuduğum yorumları yeniden okudum. Bir süre rahatladım fakat kayıt yaptırmadım.”
Bu şekilde not almak, “Ben kararsız biriyim” gibi genel bir yorum yerine, değiştirebileceğiniz davranışları görmenizi sağlar.
Tekrar tekrar yorum okumak, aynı soruyu farklı kişilere sormak veya kararı bekletmek, üzerinde çalışılabilecek somut davranışlardır.
3. Araştırmanın Bitiş Koşulunu Önceden Belirleyin
Karar vermeden önce araştırmayı veya birine danışmayı yalnızca “İçim rahatlayana kadar” sürdürmek, belirsiz bir bitiş noktası oluşturur.
Bunun yerine hangi soruların yanıtına ihtiyacınız olduğunu önceden belirleyin.
Bir kurs için bitiş koşulunuz şöyle olabilir: “İçeriği, eğitmenin yetkinliğini, ücreti ve saatleri öğrenip bütçeme uygunluğunu değerlendireceğim.”
Bu bilgiler tamamlandığında yeni bir araştırma yapmadan önce buna neden ihtiyaç duyduğunuzu düşünün. Yeniden araştırma yapacaksanız kapsamını ve bitiş koşulunu tekrar belirleyin.
Önemli ve geri dönüşü zor seçimler daha ayrıntılı değerlendirme gerektirebilir.
4. Danışırken Yanıtını Aradığınız Soruyu Belirleyin
Danışmak yararlı bir bilgi ve destek kaynağıdır. Ancak aynı kararı sürekli başkalarına doğrulatmak, kısa süreli rahatlama arayışına dönüşebilir.
- “Bu işin günlük çalışma koşulları nasıl?” sorusu, kararınız için somut bilgi sağlayabilir.
- “Sence kesinlikle doğru karar mı veriyorum?” sorusu ise karşıdaki kişiden geleceğe ilişkin kesin bir garanti beklediğinizi gösterebilir.
Birine danışmadan önce sorunuzun ne olduğunu yazın. Görüşmeden sonra da hangi yeni bilgiyi edindiğinize bakın.
Düşük riskli bir kararda gerekli bilgiyi aldıysanız, yeni birine danışmadan ve ek onay istemeden seçim yapmayı deneyebilirsiniz.
5. Önceliklerinizi Seçeneklerden Önce Belirleyin
Seçenekleri incelerken her yeni özellik farklı bir ölçüt oluşturabilir. Bir seçenek ucuz, diğeri yakın, bir başkası daha popüler olduğu için karşılaştırma sürekli değişebilir.
Önce kararınızda belirleyici olan iki veya üç ölçütü seçin. Örneğin bir etkinlik için:
- Bütçenize uygun olması.
- Ulaşımının kolay olması.
- İlgilendiğiniz konuyu içermesi.
Bu ölçütler arasında hangisinin öncelikli olduğunu da belirleyin. “Yeterince uygun” olan seçeneğin sizin için ne anlama geldiğini düşünün.
6. Küçük Kararlarda Belirsizlikle Birlikte Hareket Etmeyi Deneyin
Karar verme alıştırmalarına düşük riskli, gerektiğinde değiştirilebilir seçimlerle başlayabilirsiniz.
Bir yürüyüş rotası belirlemek, günlük bir işi hangi sırayla yapacağınızı seçmek veya bir boş zaman etkinliğine karar vermek buna örnektir.
Şu alıştırmayı deneyebilirsiniz:
- Karar vermek için ihtiyacınız olan bilgiyi toplayın.
- Bir kişiye daha sormadan seçiminizi yapın.
- Rahatsızlık hissederseniz bu hisle birlikte günlük işlerinize devam etmeyi deneyin.
- Ardından ne olduğunu gözlemleyin.
Sonucu değerlendirirken kendinize şunları sorun:
- Beklediğim şey neydi, gerçekte ne oldu?
- Birine daha danışmadığım için duyduğum rahatsızlık zaman içinde nasıl değişti?
- Bu his varken neler yapabildim?
- Bir sorun çıktıysa nasıl baş ettim?
Amaç, kararınızdan tamamen emin olmak veya hemen rahatlamak değil; emin olmadığınızda da seçim yaparak neler olduğunu görmektir.
7. Aynı Düşünceyi Yeniden Çözmek Yerine Somut Adımı Belirleyin
“Ya pişman olursam?” sorusu tekrar geldiğinde uzun bir zihinsel tartışmaya başlayabilirsiniz. Ancak aynı olasılıkları yeniden düşünmek her seferinde yeni bir çözüm üretmeyebilir.
Kendinize şu soruyu sorun:
“Bu düşünme sürecinin sonunda uygulayabileceğim hangi adım ortaya çıktı?”
Yeni bilgi veya uygulanabilir bir adım oluşmuyorsa, soruya yeniden yanıt aramak yerine planladığınız davranışa dönebilirsiniz.
Düşüncenin aklınızda bulunması, seçtiğiniz işi yapmanıza her zaman engel olmak zorunda değildir. Zihninizde kararsızlık sürse bile eyleme geçebilirsiniz.
8. Karardan Sonra Her Şüphede Değerlendirmeyi Yeniden Başlatmayın
Bir kararın ardından “Diğerini seçseydim nasıl olurdu?” düşüncesi gelebilir. Bu düşünce her akla geldiğinde yeniden karşılaştırma yapmak zorunda değilsiniz. Seçiminize kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.
Değiştirilebilir kararlar için önceden bir değerlendirme zamanı belirleyebilirsiniz:
Örneğin: “Bu çalışma düzenini iki hafta uygulayıp sonuçlarına bakacağım. Verimli değilse değiştireceğim.”
O zaman geldiğinde yalnızca nasıl hissettiğinizi değil, ne olduğunu da değerlendirin:
- İşler tamamlandı mı?
- Düzen ihtiyaçlarınıza uydu mu?
- Hangi değişiklik gerekli?
Yeni ve önemli bilgi ortaya çıkarsa kararınızı daha erken gözden geçirmek de mümkündür. Amaç, değerlendirmeyi her an oluşan şüpheden çok gözlenebilir sonuçlara dayandırmaktır.
Bir Kararın Doğru Olduğunu Hissetmeden Adım Atılabilir mi?
Bazı seçimlerden sonra rahatlık hızlı gelir; bazılarında tereddüt devam eder. Bu nedenle başarıyı yalnızca “Artık hiç şüphem yok” ölçütüyle değerlendirmek yanıltıcı olabilir.
Belirsizlik sürse bile seçimi uygulayabilmek ve sonuçlarıyla baş edebilmek önemlidir.
Karar aldıktan sonra kendinize şunları sorun:
- Kararım için gerekli bilgiyi topladım mı?
- Önceliklerimi dikkate aldım mı?
- Tekrar kontrol etmeden bir adım atabildim mi?
- Sonuçtan ne öğrendim?
Kararsızlık İçin Ne Zaman Psikolojik Destek Alınmalı?
Kararsızlık günlük işleri belirgin biçimde geciktiriyor, saatler süren araştırma ve kontrol davranışlarına yol açıyor veya işinizi ve ilişkilerinizi olumsuz etkiliyorsa profesyonel değerlendirme yararlı olabilir.
Kararsızlığın ortaya çıktığı koşulları, düşünceleri, duyguları, kaçınma davranışlarını ve bunların sonuçlarını birlikte incelemek önemlidir.
Kararsızlıkla çalışmanın hedefi her seçimi hızlandırmak değildir. Kararın gerektirdiği değerlendirmeyi yapabilmek, gereksiz tekrarları azaltmak, belirsizlik ve kaygı sürerken yaşamınızda ilerleyebilmektir.
Sık Sorulan Sorular
Sürekli kararsız kalmak bir psikolojik bozukluk mudur?
Kararsızlık tek başına bir tanı değildir. Bilgi eksikliği, çatışan ihtiyaçlar veya kararın önemiyle ilişkili olabilir. Günlük yaşamda belirgin güçlük oluşturduğunda nedenlerinin değerlendirilmesi gerekir.
Daha fazla düşünmek karar vermeyi kolaylaştırır mı?
Düşünmek yeni bilgi getiriyorsa, uygulanabilir bir adım üretiyorsa veya daha iyi bir alternatif sunuyorsa yardımcı olabilir. Aynı ihtimalleri tekrar tekrar değerlendirmek ise karar almayı kolaylaştırmak yerine zorlaştırabilir.
Karar verdikten sonra pişmanlık hissedersem ne yapmalıyım?
Pişmanlığı fark ettikten sonra somut sonuçlara bakın: Değiştirilmesi gereken bir durum var mı? Yeni bilgi edindiniz mi? Karar gözden geçirilebilir mi?
Değerlendirmenizi yalnızca o anki hislerinize dayandırmak yerine, kararınızın sonuçlarını ve elinizdeki bilgileri de dikkate alın.
Kaynakça
- Craske, M. G., Treanor, M., Conway, C. C., Zbozinek, T., & Vervliet, B. (2014). Maximizing exposure therapy: An inhibitory learning approach. Behaviour Research and Therapy, 58, 10–23.
- Dugas, M. J., Sexton, K. A., Hebert, E. A., Bouchard, S., Gouin, J.-P., & Shafran, R. (2022). Behavioral experiments for intolerance of uncertainty: A randomized clinical trial for adults with generalized anxiety disorder. Behavior Therapy, 53(6), 1147–1160.
- Krypotos, A.-M., Effting, M., Kindt, M., & Beckers, T. (2015). Avoidance learning: A review of theoretical models and recent developments. Frontiers in Behavioral Neuroscience, 9, Article 189.
Önemli bilgilendirme: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve herhangi bir psikolojik bozukluğun tanısı, tedavisi veya yönetimine ilişkin kişisel öneri niteliği taşımaz. Kendinizle ilgili endişeleriniz için lütfen alanında uzman bir sağlık profesyoneliyle görüşün.
Ana anahtar kelimeler: kararsızlık nasıl aşılır, karar vermekte zorlanmak, sürekli kararsız kalmak, karar verme, belirsizliğe tahammülsüzlük, onay arama



