BDT Psikoterapide Nasıl Yapılandırılır?

Bilişsel Davranışçı Terapi Psikoterapide Nasıl Yapılandırılır?
Değerlendirmeden Sonlandırmaya: Davranışçı Temelli Klinik Sürecin Adımları
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), her danışana aynı protokolü uygulayan tek tip bir sistem değil; farklı kuramsal katmanları bünyesinde barındıran heterojen bir psikoterapi çerçevesidir. Özünde şu ilke yatar: bir kişinin bir durumu nasıl yorumladığı, o duruma nasıl tepki vereceğini belirler. Bu yorum duyguyu şekillendirir, duygu davranışı besler ve döngü böyle sürer.
BDT bu döngüyü kesmek için hem bilişsel hem davranışsal araçları bir arada kullanır; ancak davranışçı perspektiften bakıldığında asıl motor güç davranış değişikliğidir. Terapi yapılanması da bu ilke üzerine inşa edilir: sistematik, veri odaklı ve danışana özgü.
1. Değerlendirme: Terapi Başlamadan Önce Ne Bilmemiz Gerekiyor?
BDT'de terapi seansından önce gelen değerlendirme aşaması, sürecin en belirleyici parçasıdır. Müdahale seçimi sezgiyle değil, veriyle yapılır ve bu "veri" yalnızca bir ölçek puanından ibaret değildir.
Değerlendirme aşaması birkaç kanalı bir arada kullanır: klinik görüşme, standart ölçekler ve günlük kayıtlar. Klinik görüşme danışanın sorununu, başlangıç öyküsünü, şikayetlerin günlük hayata etkisini ve daha önce neler denendiğini ortaya koyar. Standart ölçekler ise tablo ağırlığını nesnel olarak belirlemek ve ilerleyen haftalarda değişimi izlemek için kullanılır.
Araştırmalar, rutin ölçüm kullanan danışanların BDT'den belirgin biçimde daha fazla yarar gördüğünü ortaya koymaktadır.[1]
Değerlendirme sürecinde en sık kullanılan araçlar şunlardır:
- Depresyon için PHQ-9 ve BDI-II
- Kaygı için GAD-7 ve BAI
- OKB için Y-BOCS
- Travma için PCL-5
Ancak ölçek puanları tek başına müdahale seçimini belirlemez. Müdahaleyi belirleyen formülasyondur.
2. Formülasyon: Müdahalenin Pusulası
Formülasyon BDT'nin kalbinde yer alır. Değerlendirmeden toplanan veriler burada anlam kazanır. Formülasyon olmadan uygulanan teknik, doğru araç ama yanlış hedefe dönüşür; formülasyon doğruysa geri kalan adımlar yerine oturur.
Formülasyon, danışanın sorununu bilimsel bir modele dayandırarak anlamlı bir bütün haline getirmektir. İki katmandan oluşur:
- Nomothetic katman: belirli bir tabloya ilişkin genel teorik çerçeve (örneğin panikte bedensel duyumların felaketleştirilmesi modeli)
- İdiographic katman: bu çerçevenin özgün danışana uyarlanması — tetikleyicileri, inançları, kaçınma biçimleri, yaşam deneyimleri
Klinik değeri ağırlıklı olarak ikincisinden, yani bireyselleştirmeden gelir.[2]
Formülasyonun Temel Soruları
İyi bir formülasyon şu soruları yanıtlar:
- Bu kişide sorunu sürdüren birincil mekanizma nedir? Bilişsel mi, davranışsal mı, yoksa ikisi birden mi?
- Kaçınma mı ön planda, aşırı kontrol çabası mı, yoksa ikisi iç içe mi?
- Hangi adım atılmadan diğerine geçmek anlamsız kalır?
- Danışanın yaşam deneyimlerinde bu döngüyü şekillendiren öğrenmeler neler?
SORC Çerçevesiyle Formülasyon
Klinik İşlevsel Davranış Analizi'nin temel aracı olan SORC, formülasyonun omurgasını oluşturur. Her harf sorunu sürdüren döngünün farklı bir katmanını temsil eder:
- Uyaran (S) — Davranışı veya duyguyu tetikleyen dış ya da iç uyaranlar
- Organizma (O) — Kişinin getirdiği biyolojik, bilişsel ve deneyimsel değişkenler; temel inançlar, öğrenme geçmişi
- Tepki (R) — Davranışsal, bilişsel, duygusal ve bedensel tepkilerin tümü
- Sonuç (C) — Tepkinin kısa ve uzun vadeli sonuçları; kaçınmanın döngüyü beslemesi tam buradan geliyor
SORC'un gücü şuradan geliyor: aynı tanıyı taşıyan iki danışanın döngüsü birbirinden tamamen farklı olabilir. Sosyal kaygısı olan bir danışanda tetikleyici performans durumları, diğerinde yakın ilişkilerdeki yargılanma korkusu olabilir. Müdahale seçimi ancak bu ayrıma göre yapılırsa anlamlı olur.
Araştırmalar, tedavinin bu tür bir işlevsel analize dayandırılmasının standart protokol uygulamasına kıyasla belirgin biçimde daha iyi sonuçlar verdiğini göstermektedir.[3]
SORC — Örnek Formülasyon: Sosyal Kaygı
| S (Uyaran) | O (Organizma) | R (Tepki) | C (Sonuç) |
|---|---|---|---|
| Toplantıda konuşma sırası geldi; kalabalık ortam | "Aptal görünürüm" inancı; geçmiş utanç anıları; düşük öz-güven | Sesi kısma, göz temasından kaçınma, söz almama, erken çekilme | Anlık kaygı azalır → kaçınma pekişir → sosyal yeterlik gelişemez → inanç güçlenir |
Klinik Örnek
35 yaşındaki Hakan, toplantılarda hiç söz almıyordu. İlk seansta "zaten saçma sapan bir şeyler söylerim" dedi. Terapist formülasyonu oluştururken esas mekanizmanın toplantı kaygısı değil, kaçınmanın kısa vadeli rahatlamasının bu inancı her seferinde yeniden pekiştirmesi olduğunu gördü. Formülasyon olmadan doğrudan "toplantıda konuş" görevi verilseydi, sürdürücü mekanizma danışan için görünmez kalacaktı.
Formülasyonu Danışanla Paylaşmak
Formülasyon terapistin zihninde tuttuğu bir harita değildir. Danışanla birlikte inşa edilen, kolaboratif bir çerçevedir. Danışana formülasyonun paylaşılması terapötik ittifakı güçlendirir, tedaviye uyumu artırır ve "neden bu egzersizi yapıyorum?" sorusunu yanıtlar.
Formülasyonun danışanla paylaşılmasının tedavi uyumunu ve sonuçlarını olumlu etkilediği araştırmalarla desteklenmektedir.[2] Paylaşım sırasında terapist şu çerçeveyi kullanabilir:
"Anlattıklarınızdan şunu görüyorum: [uyaran] olduğunda [organizmik faktörler] devreye giriyor, siz de [tepki] yapıyorsunuz ve bu kısa vadede işe yarıyor ama uzun vadede [sonuç] üretiyor. Bu döngüyü birlikte kırmak için [hedef alan] üzerinden başlamak mantıklı görünüyor."
3. Müdahale ve Egzersiz Planlaması: Nereden, Nasıl Başlanır?
Formülasyon elimde. Şimdi en kritik soru: nereden başlayacağım? Bu, deneyimli klinisyenlerin bile zaman zaman tereddüt ettiği bir sorudur. Çünkü doğru cevap her danışan için farklıdır.
Müdahale Hiyerarşisi: Önce Ne Geliyor?
BDT'de müdahale sırası birkaç kritere göre belirlenir:
- İşlevsellik üzerindeki etki: Danışanın günlük hayatını en çok kısıtlayan alan hangisi? Önce orayı açmak, diğer müdahaleler için zemin hazırlar.
- Değişime hazırlık: Danışan hangi alana daha açık? Motivasyonun yüksek olduğu alandan başlamak terapötik ittifakı güçlendirir ve erken kazanımlar yaratır.
- Mekanizma ilişkisi: Sorunlar birbirini besliyor mu? Uyku bozukluğu diğer belirtileri ağırlaştırıyorsa, uyku müdahalesi beklenmedik ölçüde genel düzelme sağlayabilir.
- Güvenlik önceliği: Aktif intihar düşüncesi veya ciddi işlevsellik kaybı varsa bu alan her zaman önce gelir.
Davranışsal Müdahaleler: Değişimin Motoru
BDT'nin gücü büyük ölçüde davranışsal müdahalelerden gelir. Düşünceleri sorgulamak zemin hazırlar ama asıl öğrenme, kişi o durumun içine girince gerçekleşir. Davranış değişmediği sürece zihin eski örüntüye döner.
Üstüne gitme, kaçınılan duruma sistematik ve kontrollü biçimde yaklaşmayı içerir. Temel fikir şudur: tehdit beklentisiyle girilen bir durumdan felaket gelmediğini defalarca yaşamak, eski korku tepkisini giderek zayıflatır.
Meta-analiz çalışmaları, kaygı tedavisinde üstüne gitme bileşeni içeren yaklaşımların içermeyenlere kıyasla belirgin biçimde daha iyi sonuç verdiğini ortaya koymaktadır.[4]
Egzersiz Hiyerarşisi Nasıl Kurulur?
Üstüne gitme rastgele değil, adım adım ve danışanla birlikte planlanır. Hiyerarşi kurmanın amacı: danışanı taşıyamayacağı bir durumla karşılaştırmak değil, başarı deneyimi yaratacak küçük adımlarla ilerlemektir.
Süreç şu şekilde işler:
- Danışanla birlikte kaçınılan durumlar listelenir
- Her durum 0–100 arası Subjektif Rahatsızlık Birimi (SRB) ile derecelendirilir
- En düşük puanlı durumdan başlayan kademeli bir hiyerarşi oluşturulur
- Her adımda danışan durumun içinde kalır ve kaygının kendi kendine azaldığını gözlemler
- Terapist süreci önceden açıklar: "Ne hissedebilirsin, ne kadar sürebilir, sonra ne olur"
Önemli bir nokta: üstüne gitme "kendini zorlamak" değildir. İyi kurgulanmış bir süreç danışanla iş birliği içinde, küçük adımlarla ve öngörülebilir biçimde ilerler.
Klinik Örnek
29 yaşındaki Zeynep asansöre binemiyordu (SRB: 85). Terapistle birlikte hiyerarşi kurdular. 1. adım: asansörün önünde durmak (SRB: 20). 2. adım: kapıya dokunmak (SRB: 35). 3. adım: içine girip çıkmak (SRB: 55). 4. adım: bir kat çıkmak (SRB: 70). Her adımı tamamladıktan sonra SRB puanlarının düştüğünü fark etti. Altıncı haftada "artık düşünmeden biniyorum" dedi. Kaçınılan durumun üstüne gitmeden bu öğrenme gerçekleşemezdi.
Davranışsal Aktivasyon: Depresyonda Döngüyü Kırmak
Depresyonda sık görülen döngü şudur: enerji azalır, aktivite düşer, keyif kaybolur, çekilme derinleşir. Davranışsal aktivasyon bu döngüye davranış tarafından müdahale eder. Beklentisi şudur: motivasyon gelmeden önce harekete geçilir; his, hareketin ardından ortaya çıkar.
Birden fazla kapsamlı derleme çalışması, bu yaklaşımın depresyonda karşılaştırılabilir sonuçlar verdiğini ortaya koymuştur.[5]
Bilişsel Müdahaleler: Davranışsal Zeminin Tamamlayıcısı
Düşünceleri sorgulamak BDT'nin önemli bir parçasıdır. Ancak bilişsel müdahale, davranışsal zemin hazırlanmadan uygulandığında havada kalır. Bu yüzden bilişsel çalışma davranışsal müdahalenin tamamlayıcısı olarak konumlanır. Öncesinde değil, birlikte ya da sonrasında en iyi işler.
Bilişsel yeniden yapılandırmada Sokratik sorgulama temel araçtır:
- "Bu düşüncenin doğru olduğuna dair gerçek bir kanıt var mı?"
- "En kötü ihtimalle ne olur, bununla karşılaşabilir misin?"
- "Bu bir gerçek mi yoksa bir yorum mu?"
Bu sorular düşünceyi doğrudan reddetmez, danışanı kendi düşüncesini test etmeye davet eder.
Bilişsel müdahalenin en güçlü olduğu an, davranış deneyleriyle birleştiğinde ortaya çıkar. Danışan önce düşüncesini test eder, sonra davranış deneyi yapar, ardından sonucu gözlemler. Araştırmalar, bilişsel tekniklerin eklendiği davranışsal müdahalelerde etki büyüklüğünün pek çok tabloda üstüne gitmeyle benzer düzeyde olduğunu göstermekte.[6]
Ev Ödevleri: Terapi Seansın Ötesine Geçer
BDT seans dışına taşan bir yaklaşımdır. Gerçek öğrenme kişi o durumun içine girdiğinde gerçekleşir. Araştırmalar, ev ödevlerini düzenli yapan danışanların BDT'den belirgin biçimde daha fazla yarar gördüğünü tutarlı biçimde ortaya koymaktadır.[7]
İyi bir ev ödevi spesifik ve ölçülebilir olmalıdır: "Bu hafta daha az kaygılan" değil, "Çarşamba asansörle 3. kata çık ve 10 dakika bekle." Sık kullanılan ev ödevi araçları şunlardır:
- Davranış deneyi kaydı: "Asansöre bindim — ne oldu, öngörüm doğru muydu?"
- Aktivite-duygu günlüğü: hangi aktiviteler ruh halini nasıl etkiliyor?
- Düşünce kaydı: Durum → Düşünce → Duygu → Kanıtlar → Dengeli yanıt
- Üstüne gitme takibi: bu hafta hangi adım tamamlandı, SRB puanı nasıl değişti?
4. Seans Yapısının İskeleti: Her Seans Nasıl Akıyor?
BDT seanslarının yapılandırılmış olması terapinin güçlü özelliklerinden biridir. Bu yapı kısıtlayıcı değil, terapötik bir araçtır: hem terapist hem danışan için öngörülebilirlik ve odak sağlar.
Tipik bir BDT seansı şu aşamalardan oluşur:
- Açılış (5–10 dk): Kısa ruh hali değerlendirmesi ve önceki haftanın gözden geçirilmesi. Ev ödevi tartışılır — yapılmışsa ne öğrenildi, yapılmamışsa döngüsel mekanizma açısından ele alınır.
- Gündem belirleme (5 dk): Terapist ve danışan birlikte o seans için öncelikli konuyu seçer. Yapılandırılmış ama esnek.
- Temel çalışma (30–35 dk): İşlevsel analiz, üstüne gitme adımının gözden geçirilmesi, bilişsel değerlendirme ve davranışsal egzersizlerin planlaması.
- Kapanış (5–10 dk): Seans özetlenir, ev ödevi belirlenir. Danışan seansın en önemli çıkarımını kendi cümleleriyle söyler.
Bu yapı rastlantısal değildir. BDT'nin seans yapısının tedavi uyumunu artırdığı ve danışanın aktif rol almasını güçlendirdiği gösterilmiştir.[8] Ancak yapı bir kalıp değildir. Her seans danışanın o haftaki ihtiyacına göre esnek biçimde uyarlanır.
5. Sonlandırma: Kazanımları Korumak ve Nüksü Önlemek
BDT zaman sınırlı bir yaklaşımdır. Bu yapısı zayıflık değil, güçtür: danışana bağımlılık yaratmak yerine onu kendi terapisti olmaya hazırlar. Sonlandırma, bu amacın en somut ifadesidir ve iyi yönetilmezse kazanımlar tehlikeye girer.
Sonlandırmaya Hazırlık: Süreç Nasıl Başlar?
Sonlandırma son seansta ansızın gündeme gelmez. İyi yapılandırılmış bir BDT sürecinde sonlandırma, terapi başından itibaren ima edilen bir hedef olarak var olur. Terapist genellikle son birkaç seans öncesinde bu geçişi açıkça konuşmaya başlar.
Bu konuşmanın iki ayağı vardır. Birincisi pratik: kaç seans kaldı, sıklık azalacak mı? İkincisi duygusal: sonlandırma bazen belirsizlik, kayıp ya da "tek başıma kaldım" düşüncesi üretebilir. Bu tepkiler normal karşılanır ve formülasyon çerçevesinden ele alınır.
Araç Kutusu: Danışan Ne Götürüyor?
Sonlandırma aşamasının temel çıktısı, danışanın kendi "araç kutusunu" net biçimde taşımasıdır. Bu kutu şunları içerir:
- Öğrenilen teknikler ve bunların hangi durumda işe yaradığı
- Kişiselleştirilmiş SORC formülasyonu: tetikleyicilerimi tanıyorum, döngümü biliyorum
- Olası zorlayıcı durumlara hazırlık: "Şu an zor bir dönemdeyim, ilk adım ne?"
- Destek ağı: kime, ne zaman, nasıl ulaşabilirim?
Nüks Önleme: İlerlemeyi Korumak
Nüks önleme BDT'nin ayrılmaz bir parçasıdır. Temel mesaj şudur: zorlayıcı dönemler geri dönebilir. Bu başarısızlık değil, normaldir. Önemli olan bu dönemleri erken fark edip doğru yanıt vermektir.
Nüks önleme çalışması birkaç adımdan oluşur. İlk adım uyarı işaretlerini belirlemektir: danışanın geçmişte zorlayıcı dönemleri nasıl fark ettiği, hangi düşünce, duygu veya davranışların döngünün yeniden başladığına işaret ettiği konuşulur. İkinci adım eylem planıdır: uyarı işareti görüldüğünde ne yapılacak, hangi teknikten başlanacak, ne zaman profesyonel destek aranacak?
Araştırmalar, BDT'nin tedavi kazanımlarını uzun vadede koruma oranının güçlü olduğunu göstermektedir.[9] Bu uzun vadeli etki büyük ölçüde danışanın terapi sürecinde "davranarak öğrenmesi" ile açıklanmaktadır. Seansta konuşularak değil, gerçek hayatta uygulanarak kazanılan değişim kalıcı olur.
Klinik Örnek
52 yaşındaki Fatma, 14 seanslık BDT sürecinin sonundaydı. Terapist sordu: "Şu an zor bir dönem gelse, ilk fark edeceğiniz işaret ne olurdu?" Fatma düşündü: "Uyumakta zorlanmaya başlarım ve ev işlerini ertelemeye başlarım." Terapist: "Ve o an ne yaparsınız?" Fatma: "Aktivite günlüğüme dönerim. İlk adımı küçük tutarım." Bu konuşma terapi kapısını kapatmak değil, danışana anahtarı teslim etmekti.
→ BDT'de Nüks Önleme ve Sonlandırma
Sonuç: Yapılanma Bir Araçtır, Amaç Değil
BDT'nin yapılandırılmış doğası terapinin sınırını değil, gücünü oluşturur. Değerlendirme, formülasyon, müdahale planlaması, egzersiz hiyerarşisi, ev ödevleri ve sonlandırma — bunların her biri birer adım değil, birbirine bağlı bir sürecin parçalarıdır.
Klinik pratiğimde tekrar tekrar şunu görüyorum: en etkili seanslar tekniğin doğru uygulandığı seanslar değil, tekniğin neden, ne zaman ve bu özgün danışan için nasıl uygulandığının anlaşıldığı seanslardır. Formülasyon bu anlayışın zeminini oluşturur; yapılanma ise o zeminin üzerine inşa edilen sürecin iskeletidir.
→ BDT'de Müdahale Seçimi: Hangi Verilerle Karar Verilir?
Sık Sorulan Sorular
BDT kaç seansta sonuç verir?
Kaygı bozuklukları için genellikle 8–16 seans yeterlidir. Daha karmaşık tablolarda bu süre uzayabilir. Belirleyici etkenler: sorunun türü, formülasyonun doğruluğu ve danışanın ev ödevlerine uyumu. Bu bilgi yalnızca genel yönlendirme içindir; bireysel süreç uzmanla belirlenir.
BDT'de formülasyon neden bu kadar önemlidir?
Formülasyon, danışanın sorununu sürdüren mekanizmayı bireysel olarak ortaya koyar. Aynı tanıyı taşıyan iki kişi çok farklı döngüler üzerinden semptom üretebilir. Formülasyon olmadan uygulanan teknik doğru araç ama yanlış hedefe dönüşür. Tüm müdahale kararları formülasyonun üzerine inşa edilir.
Üstüne gitme egzersizleri nasıl planlanır?
Danışanla birlikte kaçınılan durumlar listelenir ve her biri 0–100 arası rahatsızlık puanıyla derecelendirilir. En düşük puandan başlayan kademeli bir hiyerarşi oluşturulur. Her adımda danışan durumun içinde kalır ve kaygının kendi kendine azaldığını gözlemler. Üstüne gitme "kendini zorlamak" değil, kontrollü ve iş birliğine dayalı bir öğrenme sürecidir.
Davranışsal ve bilişsel müdahaleler arasındaki fark nedir?
Davranışsal müdahaleler (üstüne gitme, davranışsal aktivasyon) kaçınma döngüsünü doğrudan kırar ve yeni öğrenmeyi tetikler. Bilişsel müdahaleler düşünce kalıplarını hedef alır ve davranışsal zeminin tamamlayıcısı olarak en iyi birlikte ya da sonrasında işler. Davranışsal değişim olmadan bilişsel kazanımlar kalıcı olmaz.
BDT sonlandırması nasıl yapılır?
Sonlandırma son seansta değil, süreç içinde kademeli olarak hazırlanır. Danışan öğrendiği teknikleri, kendi SORC formülasyonunu ve olası zorlu dönemler için eylem planını içeren bir "araç kutusu" ile ayrılır. Nüks önleme çalışması uyarı işaretlerini tanımayı ve erken müdahale planı oluşturmayı kapsar.
SORC formülasyonu nedir?
SORC, Klinik İşlevsel Davranış Analizi'nin temel çerçevesidir: Uyaran (S), Organizma (O), Tepki (R), Sonuç (C). Her danışanın davranış döngüsünü bireysel olarak anlamlandırmak için kullanılır. Müdahaleyi standart protokolden çıkarıp kişiye özgü, gerekçeli bir plana dönüştürür.
Ev ödevleri neden BDT'nin ayrılmaz parçasıdır?
Gerçek öğrenme seans dışında, kişi o durumun içine girdiğinde gerçekleşir. Ev ödevleri bu gerçek hayat deneyimlerini yapılandırır. Araştırmalar, ödevleri düzenli yapan danışanların BDT'den belirgin biçimde daha fazla yarar gördüğünü tutarlı biçimde ortaya koymaktadır.
Kaynaklar
- Lewis, C. C., Boyd, M., Puspitasari, A., Navarro, E., Howard, J., Kassab, H., ... & Kroenke, K. (2019). Implementing measurement-based care in behavioral health: A review. JAMA Psychiatry, 76(3), 324–335. https://doi.org/10.1001/jamapsychiatry.2018.3329
- Persons, J. B., & Tompkins, M. A. (2020). Cognitive-behavioral case formulation. In T. D. Eells (Ed.), Handbook of Psychotherapy Case Formulation (3rd ed., pp. 290–316). Guilford Press.
- Hurl, K., Wightman, J., Haynes, S., & Virues-Ortega, J. (2016). Does a pre-intervention functional analysis inform treatment outcomes? A meta-analytic review. Clinical Psychology Review, 49, 73–86. https://doi.org/10.1016/j.cpr.2016.08.002
- Bandelow, B., Reitt, M., Röver, C., Michaelis, S., Görlich, Y., & Wedekind, D. (2015). Efficacy of treatments for anxiety disorders: A meta-analysis. International Clinical Psychopharmacology, 30(4), 183–192. https://doi.org/10.1097/YIC.0000000000000078
- Uphoff, E., Ekers, D., Robertson, L., Dawson, S., Sharpe, R., & Gilbody, S. (2020). Behavioural activation therapies for depression in adults. Cochrane Database of Systematic Reviews, 7. https://doi.org/10.1002/14651858.CD013305.pub2
- Longmore, R. J., & Worrell, M. (2007). Do we need to challenge thoughts in cognitive behavior therapy? Clinical Psychology Review, 27(2), 173–187. https://doi.org/10.1016/j.cpr.2006.08.001
- Mausbach, B. T., Moore, R., Roesch, S., Cardenas, V., & Patterson, T. L. (2010). The relationship between homework compliance and therapy outcomes: An updated meta-analysis. Cognitive Therapy and Research, 34(5), 429–438. https://doi.org/10.1007/s10608-010-9297-z
- Kazantzis, N., Luong, H. K., Usatoff, A. S., Impala, T., Yew, R. Y., & Hofmann, S. G. (2018). The processes of cognitive behavioral therapy: A review of meta-analyses. Cognitive Therapy and Research, 42(4), 349–357. https://doi.org/10.1007/s10608-018-9920-y
- Bockting, C. L., Hollon, S. D., Jarrett, R. B., Kuyken, W., & Dobson, K. (2015). A lifetime approach to major depressive disorder: The contributions of psychological interventions in preventing relapse and recurrence. Clinical Psychology Review, 41, 16–26. https://doi.org/10.1016/j.cpr.2015.02.003
Önemli Bilgilendirme: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve herhangi bir psikolojik bozukluğun tanısı, tedavisi veya yönetimine ilişkin kişisel öneri niteliği taşımaz. Kendinizle ilgili endişeleriniz için lütfen alanında uzman bir sağlık profesyoneliyle görüşün.
Anahtar kelimeler: bilişsel davranışçı terapi yapılandırma, BDT seans yapısı, SORC formülasyonu, üstüne gitme egzersiz hiyerarşisi, davranışsal aktivasyon, BDT ev ödevi, nüks önleme BDT, klinik işlevsel analiz, BDT nasıl uygulanır, terapi sonlandırma



