Travma Sonrası Stres Bozukluğu: Travma Deneyimi ve Psikolojik Etkileri

Günümüzde ölüm, fiziksel yaralanma ya da cinsel şiddet olaylarını doğrudan deneyimleme, bir şekilde bu olayları yaşama tehdidi altında kalma, bir kişinin başına geldiğine tanık olma ya da bir yakınının başına geldiğini öğrenme psikiyatrik sınıflandırma sisteminde travmatik deneyim olarak tanımlanır.1 Sivil ya da asker olarak savaş deneyimi, fiziksel şiddet (örn. ev içi şiddet, saldırıya uğrama, gasp edilme, vb), cinsel şiddet (örn. çocukluk çağı cinsel istismarı, tecavüz, vb), kaçırılma, esir alınma, işkence, terör saldırısı, trafik kazası ve doğal afetler (örn. deprem, sel, kasırga vb.) travmatik olaylara örnek verilebilirler. Batı ülkelerinde yapılan araştırmalar yetişkinliğe erişen dört kişiden birinin, 45 yaşına erişen hemen hemen herkesin hayatlarının bir döneminde en az bir travmatik olaya maruz kaldığını göstermektedir.2 Bu tür olayların insanlarda ciddi psikolojik sorunlara yol açtıkları uzmanlarca kabul edilmektedir.

 

Travma Deneyimi Sonrası Gelişen Psikolojik Sorunlar

Araştırmalar travmatik olaylar yaşamış insanlarda en sık karşılaşılan psikolojik sorunun Travma Sonrası Stres Bozukluğu olduğunu göstermektedir. Kısaca TSSB olarak ifade edilen Travma Sonrası Stres Bozukluğu 20 belirti ile tanımlanmış karmaşık bir psikolojik sorundur. Bu belirtiler travmayı yeniden deneyimleme, kaçınma, duygu ve düşüncelerde olumsuz değişim ve artmış uyarılma alt kümelerinde gruplanır.1 Bir kişinin TSSB tanısı alması için bu belirtilerin tümünü bir arada yaşaması gerekmez, bunlardan sadece birkaçını işlevselliğini bozacak şekilde deneyimlemesi yeterlidir. TSSB geliştiren çoğu kişide kaygı ve korku ile giden yeniden deneyimleme belirtileri ile yaygın kaçınma davranışları görülür. Bazı kişilerde olumsuz düşüncelerle seyreden çökkünlük, keyifsizlik ya da sinirlilik daha ön planda olabilir. Bir kısım insanda artmış uyarılma ve tepkisellik belirtileri daha sık görülürken, diğerlerinde çözülme belirtileri (disosyatif belirtiler) görülür.

Travmatik olaylar TSSB dışında ya da TSSB ile birlikte depresyon, kaygı hastalıkları, alkol ve uyuşturucu kötüye kullanımı veya bağımlılığı, intihar düşünceleri veya girişimleri gibi birçok başka psikolojik soruna da yol açabilirler. Travma deneyimi olan kişilerde çok sık gelişen depresyon da kişinin yaşamını olumsuz etkiler. Depresyon tedavi edilmezse, madde bağımlılığı, sosyal yeti yitimi, aile içinde uyumsuzluğa neden olabilir ve intihar riskini arttırabilir.

 

Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirtileri

TSSB’si olan kişi yaşadığı olayla ilgili anıları istemediği halde zorlayıcı bir şekilde hatırlar. Kişi olayı hatırladığında sanki her şeyi tekrar yaşıyor gibi hissederek korku, sıkıntı duyar ve bu anıları kolay kolay aklından atamaz. Bazen kişi olayı yeniden yaşıyor gibi olduğunda çevresinde olan bitenle ilgili farkındalığı kaybolur, hatta olay sırasında sergilediği davranışları sergileyebilir (örn. bağırma, düşme, savunma davranışları gibi). Kişi sıklıkla olayla ilgili korkutucu, sıkıntılı rüyalar görür. Travmatik olayı hatırlatan durumlar karşısında moral bozulması, sıkıntı, korku gibi duygular hisseder, çoğu zaman kalp çarpıntısı, terleme, titreme gibi fiziksel belirtiler yaşar. Bu yüzden yaşadığı olayla ilgili düşünce ve duygulardan, yaşadığı olayı kendisine hatırlatacak durumlardan uzak durmaya çalışır.

 

Travma deneyimi sonucu TSSB geliştiren kişiler süregiden kaygı, korku, öfke, utanç, suçluluk gibi duygular içindedir. Sıklıkla sevgi, mutluluk, tatmin gibi olumlu duyguları hissedemez olurlar. Olayla ilgili kendilerini ya da başkalarını çarpık bir şekilde suçlayabilirler. Kendileri, insanlar ve genel olarak dünya ile ilgili düşünceleri aşırı olumsuz bir hal alır (örn. kimseye güven olmaz, güvenli hiçbir yer yok, yaşamım üzerinde kontrolüm yok gibi). Kendilerini çevrelerindeki kişilerden kopuk hissederler, içe çekilerek yalnızlaşırlar ve birçok şeye ilgi duymamaya başlarlar. Bazı kişiler yaşadıkları olayların belirli kısımlarını hatırlamakta güçlük çekerler.

 

TSSB geliştiren kişi artmış bir huzursuzluk hissiyle günlerini geçirir. Çoğu gece uykusuzluk çeker, dikkatini toplamakta ve odaklanmakta zorluk yaşar, sinirlidir ve sudan sebeplerle öfkelenerek sözel ya da fiziksel saldırganlık gösterebilir. Bir tehdit beklentisiyle her an tetikte bekler ve sık sık ani bir ses ya da hareket olduğunda aşırı irkilme tepkisi verir. Bazı kişiler kendilerine zarar veren ya da verme olasılığı olan riskli davranışlar sergilerler (örn. kendini kesme, alkollü araba kullanma, rasgele cinsel ilişkiye girme gibi).

 

Travmatik bir olayı deneyimledikten sonra insanların bir süre travmatik stres belirtileri yaşamaları beklenir bir durumdur. Genellikle bu belirtiler travmadan sonraki ilk üç ay içinde gelişir ve zamanla kendiliğinden azalabilir. Araştırmalar travmadan 6 ay geçtikten sonra kendiliğinden iyileşme olasılığının düştüğünü göstermektedir. Kronikleşen TSSB kişinin iş, sosyal ve aile hayatını olumsuz etkiler ve tedavi edilmezse yıllarca, hatta yaşam boyu sürebilir.

 

TSSB Vakası Örneği: Deprem Travması

TSSB’yi somut bir vaka örneği üzerinden tanımlamak için deprem felaketi yaşamış bir kişinin TSSB belirtilerini genellikle nasıl yaşadığına bir bakalım. Örneğin, enkaz altından kurtarılmış bir depremzedenin gözünün önünde deprem anı, enkaz altında kalışı ve enkaz altında yaşadığı anlar ortada hiçbir sebep yokken canlanır. Bu düşünceler kendisinde rahatsızlık yarattığı için bunları kafasından çıkarmaya çalışır. Bunun için kendisini sürekli bir şeylerle oyalamaya, dikkatini düşüncelerinden uzaklaştırmaya çalışır. Depremde yaşadıklarını hatırlatan şeyler karşısında sıkıntı duyar. Örneğin, o gün üzerinde bulunan kıyafet, o sırada çevresinde olan eşyalar, ambulans ya da helikopter gibi araçların sesleri deprem gecesini hatırlattığı için rahatsız olur, heyecanlanır, kalp çarpıntısı yaşar.  Kişi hem korktuğu için hem de depremde yaşadıklarını hatırlattığı için binalara girmekte zorluk çeker, karanlıkta ya da yalnız kalamaz ve uyuyamaz, banyo yapamaz, enkaz görüntülerinden ya da depremi hatırlatan konuşmalardan, TV programlarından, haberlerden kaçınır. Depremde, kendi yaşadıklarını yaşamayan kişilerin kendisini anlayamayacaklarını düşündüğü için onlardan uzaklaşır. Herhangi bir insanı keyiflendirecek olaylar karşısında bir şey hissedemez. “Eşimi ve çocuklarımı eskisi kadar sevemiyorum” cümlesi olumlu duyguları hissedememelerini örnekleyen en tipik cümlelerden biridir. Bu kişi hayatı boyunca uğraşarak edindiği evini kaybettiği için gelecekle ilgili bir plan veya yatırım yapmayı anlamsız bulur ve günlük yaşamaya başlar. Hayatının her an sona erebileceği düşüncesi ile yaşar. Bunların yanı sıra her an deprem olabilir beklentisi içinde tetikte bekler, sık sık “sallandık mı” diye lambaları kontrol eder. Ani bir ses ya da hareket karşısında aşırı irkilme tepkisi verir. Geceleri uyuyamaz, depremle ilgili kabuslar görür. Uykusuzluk ve stres belirtilerinin etkisiyle dikkati bozulur, kendini yaptığı işe veremez, hatalar yapar, unutkanlık yaşar. Sinirlilik baş gösterir. Ani patlama nöbetleriyle eşine, çocuklarına, yakınlarına, hatta başkalarına saldırır, bağırır, küfür eder, eşya fırlatır, vurur.

 

TSSB İçin Risk Faktörleri

İnsanın fiziksel bütünlüğünü tehdit eden olaylar o kadar travmatik olabilir ki bunları yaşayan herkesin TSSB geliştireceği düşünülebilir. Oysa yapılan araştırmalar travma deneyimi olan kişilerin ortalama %10’unda TSSB geliştiğini göstermektedir.2, 3 Yani travma deneyimi olan insanların büyük çoğunluğu olayı psikolojik sorunlar geliştirmeden atlatabilmektedirler. Kişinin hangi travmatik olaya maruz kaldığı TSSB geliştirme riskini belirleyen çok önemli bir faktördür. Araştırmalar cinsel tecavüze uğramanın hem kadınlarda hem de erkeklerde en fazla TSSB ortaya çıkartma olasılığı taşıyan olay olduğunu göstermektedir. Bunun dışında savaşta çatışmaya girme, çocukluk çağı ihmal ve istismarı, cinsel taciz ve fiziksel saldırının TSSB olasılığını arttırdığı görülmektedir. Kazalar, doğal afetler ve travmatik bir olaya tanık olmanın nispeten daha düşük olasılıkla TSSB ortaya çıkardığı görülmektedir.

 

TSSB için risk faktörlerini inceleyen araştırmaların bulgularını travma öncesi faktörler, travmatik olayla ilişkili faktörler ve travma sonrası faktörler olmak üzere üç grupta özetlemek mümkündür:1, 4-6

 

Travma öncesi demografik ve kişisel öykü faktörleri:

  • Kadın cinsiyet
  • Psikiyatrik hastalık öyküsü
  • Ailede psikiyatrik hastalık öyküsü
  • Çocukluk istismarı öyküsü
  • Düşük eğitim düzeyi
  • Düşük sosyo-ekonomik statü

Travma ile ilişkili faktörler:

  • Travma şiddeti
  • Travma sırasında hayati tehlike algısı
  • Travma türü
  • Travma sırasında veya hemen sonrasında korku, çaresizlik, kontrol kaybı, dehşet gibi olumsuz duygusal tepkiler
  • Travma sırasında disosyasyon

Travma sonrası faktörler:

  • Kişinin hayatı üzerinde kontrol duygusunun azalması
  • Travmaya bağlı maddi kayıplar ve ilişkili olumsuz olaylar
  • Algılanan düşük sosyal destek seviyesi

 

TSSB için Etkili Psikoterapiler

Travmatik olayların etkileri anlaşıldıkça TSSB için çok sayıda psikolojik tedavi yaklaşımı geliştirilmiş ve bunların etkileri araştırmalarda sınanmıştır. Seçkisiz kontrollü klinik deneylerin bulgularını derleyen meta-analizler TSSB’de en etkili psikolojik tedavilerin travma odaklı psikoterapiler olduğunu göstermektedir.7,8 Travma odaklı psikoterapiler travmatik olayın kişi üzerinde yarattığı etkileri onun travmayla ilişkili düşünce, inanç, duygu ve davranışlarını değiştirerek ortadan kaldırmayı hedefleyen yaklaşımlardır. Amerikan Psikoloji Derneği Klinik Uygulama Kılavuzu bu tedaviler içinden Bilişsel ve / veya Davranışçı Terapi protokollerinin TSSB vakalarında kullanımını güçlü olarak önermektedir. Bu tedavileri ayrı bir yazımızda ele alacağız.

 

Kaynaklar

1 American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (5th Edition). Washington, DC: American Psychiatric Association.

2 Norris, F. H. & Slone, L. B. (2007) The epidemiology of trauma and PTSD. In M. J. Friedman, T. M. Keane, P. A. Resick (Eds.), Handbook of PTSD: Science and Practice (pp. 78-98). New York: The Guilford Press.

3 Kilpatrick, D. G., Resnick, H. S., Milanak, M. E., Miller, M. W., Keyes, K. M., & Friedman, M. J. (2013). National estimates of exposure to traumatic events and PTSD prevalence using DSM-IV and DSM-5 criteria. Journal of Traumatic Stress, 26, 537-547.

4 Brewin, C. R., Andrews, B., & Valentine, J. D. (2000). Meta-analysis of risk factors for posttraumatic stress disorder in trauma-exposed adults. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 68(5), 748-766.

5 Ozer, E. J., Best, S. R., Lipsey, T. L., & Weiss, D. S. (2003). Predictors of posttraumatic stress disorder and symptoms in adults: a meta-analysis. Psychological Bulletin, 129(1), 52-73. Journal of Consulting and Clinical Psychology, 68(5), 748-766.

6 Basoglu, M., & Şalcıoğlu, E. (2011). A Mental Healthcare Model for Mass Trauma Survivors: Control-Focused Behavioral Treatment of Earthquake, War, and Torture Trauma. Cambridge: Cambridge University Press.

7 Bradley, R., Greene, J., Rus, E., Dutra, L., & Westen, D. (2005). A multidimensional meta-analysis of psychotherapy for PTSD. American Journal of Psychiatry, 162, 214-27.

8 Bisson, J.I., Ehlers, A., Matthews, R., Pilling, S., Richards, D., & Turner S. (2007). Psychological treatments for chronic post-traumatic stress disorder – Systematic review and meta-analysis. British Journal of Psychiatry, 190, 97-104.