Eğitim Felsefesi

Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu klinik psikolojiyi uygulamalı bir bilim dalı olarak gören ve klinik psikologların bilim insanı ve uygulayıcı olarak yetiştirilmesini öngören Klinik Bilim Modeli yaklaşımını klinik pratiğinde ve klinisyen adaylarına verdiği eğitimlerde benimsemektedir. Bu modeli benimseyen meslektaşları gibi Şalcıoğlu, klinik bilim insanlarının titiz bir bilimsel yaklaşım edinmelerinin, günlük hayattaki klinik sorunları anlamalarında, bu sorunları etkili bir şekilde tedavi etmelerinde ya da önlemelerinde ve toplum sağlığını iyileştirmek adına uygun maliyetli ruh sağlığı modelleri geliştirmelerinde önemli bir yeri olduğuna inanmaktadır. Klinisyenler şu durumlarda bilim insanı gibi düşünmeli ve davranmalıdırlar:

 

  • Klinik değerlendirme yöntemleri seçme, uygulama ve yorumlamada;
  • Vakaya uygun bir kanıt-temelli terapi yöntemi seçerken maliyet, fayda ve risk analizi yapmada;
  • Tedavilerin yararlılığını ve maliyet etkinliğini değerlendirmede;
  • Tedavi sonuçlarını etkileyen faktörleri ve iyileşmeyi ortaya çıkaran mekanizmaları incelemede
  • Klinisyen adaylarının eğitim ve süpervizyonunda;
  • Toplumsal ruh sağlığı modelleri tasarlamada ve politika belirleyicileri ve halkı bilgilendirmede.

 

Ebru Şalcıoğlu, klinisyenlerin klinik psikoloji alanındaki bilimsel gelişmeleri ve kanıtları göz önünde bulundurarak her zaman güncel bilgiye sahip olmaları gerektiğine inanmaktadır. Şalcıoğlu’na göre klinisyenler kendi alanlarının dışına çıkmaya da özen göstermeli ve psikolojinin diğer alt dallarıyla birlikte tıp bilimi, sosyoloji ve antropoloji alanlarındaki gelişmelerden de haberdar olmalıdırlar.

 

Ebru Şalcıoğlu’nun eğitim felsefesi, hedefleri ve yöntemleri, klinik bilim modelini temel almaktadır. Ne yazık ki, Türkiye’deki lisans ve lisansüstü programlarının büyük bir bölümü bilimsel yaklaşımın klinik psikolojideki önemini göz ardı etmektedir. Bu eğilim halkın gözünde verilen psikoterapi hizmetlerinin yanlış anlaşılmasına, psikolog ve klinik psikologların ruh sağlığı alanındaki güvenilirliklerinin zedelenmesine sebep olmaktadır. Bu yüzden Şalcıoğlu, eğitimlerinde yetiştirdiği terapist adaylarının klinik alanda bilimsel-temelli yaklaşımı benimsemelerini; etkili olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış terapi yöntemleri uygulamayı öğrenmelerini; teorik bilgi, deneyim ve bilimsel verilere dayalı vaka formülasyonu (ya da vaka kavramsallaştırması) yaparak etkili terapi planı yapabilmelerini hedeflemektedir. Ayrıca, aktardığı bilgilerle terapistlerin kültürler arası farklılıkları gözeterek vakaya uygun klinik yöntemleri seçerek kullanabilmelerini sağlamaktadır.

 

Ebru Şalcıoğlu bağımsız ve eleştirel düşünceyi, bilimsel merakı ve entelektüel yaratıcılığı stimüle eden bir öğrenme ortamı yaratmaya önem verir. Didaktik ders anlatmanın yanı sıra Şalcıoğlu Sokratik bir tarzla aktif öğrenmeyi sağlamak için terapist adaylarını yorumlarda bulunmaya ve etkileşime yüreklendirir ve sıklıkla modelleme ve canlandırmaları kullanır.